Ana sayfa  Annelik  Elsanatları  Haberler  Magazin Dünya  Magazin Türkiye  Moda  Ressamlar  Seramik

Tiyatro Sinema  Yazılar  Yemekler  Send Twitter  Twitter'da biz  Facebook'da biz  Pinterest'de biz

 

 
Annelik: Anne çocuk yazıları

Zeynep Sertkaya

Zeynep Sertkaya
Blogum
Facebook sayfam
Twitter sayfam
G+1 sayfam
Maillerim:
all_butterflies[at]hotmail[.]com
sertkayazeynep[at]gmail[.]com

DMCA.com 

Çocuklarla Şiddetsiz İletişim Dili : Şefkati Engelleyen İletişim

Yazan: Zeynep Sertkaya, Hayata Dair Kadınlar Kulübü

Çocuklarla Şiddetsiz İletişim Dili : Şefkati Engelleyen İletişim Zeynep Sertkaya

 

Çocuklarla Şiddetsiz İletişim Dili : Şefkati Engelleyen İletişim Zeynep Sertkaya

Doğamız gereği iletişim kurmak zorunda olmamıza rağmen , bazı iletişim şekilleri bizi doğamızdaki şefkatten uzaklaştırır.

Oysa ki ŞEFKAT çocuğumuzla kurmamız gereken iletişim dilinin temel taşlarındandır.

Bizi şefkatten uzaklaştıran olgular

Ahlaki yargılar

Bizi şefkatten uzaklaştıran olguların başında AHLAKİ YARGILAR gelir: Ahlaki yargılar , bizi karşımızdakini yargılamanın ötesine götürür kimi zaman. Yargılamanın ötesi ise , hükmü verip suçlamaktır. "Çok tembelsin.", "Kardeşine karşı bencilsin." ... gibi suçlamalar yöneltiriz çocuklarımıza; kendi ahlaki yargılamamızdan yola çıkarak.
Grafik Saati kadınlar klubü
Çoğu zaman neden tembellik yaptığını, kardeşine karşı neden bencil olduğunu sorgulamayız. Davranışı bize göre yanlıştır ve yaftayı yapıştırır, kolay olanı seçeriz. Kendi evladımızı suçlarız.

Yargılar dünyasında ilgimiz kimin ne olduğuna odaklanır. Durumu doğuran nedeni ise es geçer. Oysa Mevlana şöyle der ; "Yanlış ve doğrunun ötesinde bir yer var. Orada buluşalım." Özellikle çocuklarımızla iletişim önemli bir yol göstericidir Mevlana'nın bu sözü. Çünkü, çocuk büyütürken yanlışlar doğru, doğrular yanlış olabilir; ötesine geçebilmek önem taşır. Hele ki toplumun dayattığı ahlaki yargılar; çocuğumuzun bizimle iletişiminde sorun teşkil edeceği gibi, ileriki yaşantısında da kişiliğinde problemler oluşmasına neden olabilir.

İnsanları sınıflandırmak ve yargılamak şiddeti körükler. Bunun için çocuğumuza kendi ahlaki yargılarımızı empoze etmek yerine , kendi ahlaki yargılarını oluşturmada destek olmalı ve iletişimimizi bu minvalde sürdürmeye çalışmalıyız. Kolay olanı seçip onu yargıladığımızda, sonuçlarına katlanacak kişinin yine biz olacağımızı gözümüzden kaçırmamalıyız.

Kıyaslama

Diğer tehlikeli dil ise KIYASLAMAdır : Kıyaslama da bir tür yargılamadır. Biz annelerin iletişimde en sık düştükleri en büyük hatalardandır üstelik. "Bak Ayşe Teyzenin kızı nasıl uslu!", "Ali ağabeyin hiç senin gibi ağlamazdı." demekten kendimizi alamayız. Çünkü aile büyükleri bizleri bu şekilde yetiştirmiştir. Ancak zaman değişti. Eskiden başkasıyla kıyaslamak belki -ki hiç sanmıyorum- işe yarıyordu, ama milenyum çocuklarının böyle söylemlere karnı tok. Onlar birer birey ve başkaları onları hiç ilgilendirmiyor. Maalesef kıyaslama anne-çocuk iletişimine çok büyük ,yıkılması güç bir set çekiyor.

Sorumluluktan kaçınma

Şefkati engelleyen son iletişim hatası ise SORUMLULUKTAN KAÇINMA: Kullandığımız dil kendi düşüncelerimizden, duygularımızdan ve eylemlerimizden sorumlu olduğumuz gerçeğini bir bulut gibi örter, farkındalığımızı engeller. "Sabah kalkınca yatağımı topladım, çünkü annem öyle istiyor." sorumluluktan kaçma cümlesidir mesela. Ama çocuk sorumluluktan annesi ile olan eksik iletişimi dolayısıyla kaçar. Çünkü anne "Evde 5 kişiyiz herkesin yatağını ben toplarsam, işe geç kalırım (ev işlerine yetişemem)." demek yerine, "Sabahları o yatak toplanacak." demeyi tercih eder çoğu zaman. Hal böyle olunca da çocuk sorumluluğunu annesine yıkar. Oysa ki o da gayet net bir şekilde annesinin o kadar yatağı toplamasının zor olduğunu bilir. Sadece annesinin emir vermek yerine rica etmesinin ve durumunu açıklamasının yaratacağı etki ile bildiği durumu tam olarak algılamış olur.

Bir diğer sorumluluktan kaçma örneği de şu söylemde net bir şekilde ortaya çıkar ve çocuklarımıza bu şekilde örnek olmuş oluruz: "Arkadaşlarımın hepsi sigara içiyordu, ben de başladım. Şimdi de bırakamıyorum." Çünkü sigara içmeye başlayan bizsek sorumlulukta bize aittir. Bu sorumluluktan kaçınmamalıyız. Nasıl hissettiğimizin, düşündüğümüzün ve davrandığımızın sorumluluğunu alma bilincinde olmadığımız zaman tehlikeli oluruz. Hele bir de anneysek on misli tehlikeli oluruz.

İşte bu saydıklarımız iletişim sürecinde şefkatimizi engeller ve çocuğumuza yanlış örnek olmamıza neden olur. Bu sebeple ahlaki yargılarımızı minimuma indirerek, kıyaslama yapmayarak ve sorumluluklardan kaçınmayarak şiddetsiz iletişim sürecimizi destekleyebiliriz.

Elbette burada yazdığım kadar kolay olmayacak, çünkü alışkanlıklarımızı değiştirmekten bahsediyoruz sonuçta. Ama çocuklarımızın doğru iletişimi öğrenebilmesi, bizlerle iyi ilişkiler kurması ve kişilik sahibi bireyler olabilmeleri için değer bence. Sizce?

Yazan: Zeynep SERTKAYA

Zeynep Sertkaya'nın Hayata Dair yazıları
Faydalanılan kaynak: Şiddetsiz İletişim: Marshall B. ROSENBERG

Bunlar da ilginizi çekebilir
Annelik yazıları
Zeynep Sertkaya yazılarından örnekler

Copyright: Her hakkı saklıdır  | kontak@hayata-dair.com  |  gizlilik politikası